İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya baskın düzenleyerek İsrail bayrağı açtı. Bu provokatif adım, bölgede zaten yüksek olan tansiyonu daha da artırdı. Ben-Gvir'in kutsal mekana yönelik bu eylemi, uluslararası toplumdan ve Filistinli yetkililerden sert tepkiler aldı.
Baskın nasıl gerçekleşti?
Ben-Gvir, kalabalık bir güvenlik konvoyu eşliğinde Mescid-i Aksa'ya girdi. Görgü tanıklarının aktardığına göre, bakan ve beraberindekiler Harem-ül Şerif olarak da bilinen komplekste bir süre dolaştıktan sonra İsrail bayrağı açarak fotoğraf çektirdi. Bu durum, bölgede bulunan Filistinli ibadetçiler ve güvenlik görevlileri arasında gerginlik yarattı. Olay, aşırı sağcı siyasetçinin daha önce de benzer eylemlerde bulunduğu bilinen bir geçmişin parçası olarak değerlendiriliyor.
Tepkiler ve uluslararası yankılar
Baskın sonrası Filistin yönetimi ve Hamas, Ben-Gvir'in eylemini kınayan açıklamalar yaptı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, bu adımı 'uluslararası hukukun açık ihlali' olarak nitelendirirken, İslam İşbirliği Teşkilatı da kutsal mekanın statüsüne saygısızlık olarak değerlendirdi. Bazı İsrailli muhalefet liderleri de Ben-Gvir'in eyleminin gereksiz bir provokasyon olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler ise taraflara itidal çağrısı yaptı.
Ben-Gvir'in geçmişi ve siyasi duruşu
Itamar Ben-Gvir, aşırı sağcı Yahudi Gücü partisinin lideri olarak biliniyor. Daha önce de Mescid-i Aksa'yı ziyaret etmiş ve bu tür eylemleriyle defalarca gündeme gelmişti. Ben-Gvir, Filistinlilere karşı sert tavrı ve kutsal mekanlarda İsrail egemenliğini vurgulayan sembolik adımlarıyla tanınıyor. Uluslararası toplum, bu tür eylemlerin barış sürecine zarar verdiği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Bölgesel etkiler ve olası sonuçlar
Uzmanlar, Ben-Gvir'in bu eyleminin Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebileceği değerlendirmesinde bulunuyor. Özellikle Ramazan ayına denk gelen bu dönemde, Mescid-i Aksa'nın hassas statüsü nedeniyle benzer provokasyonların bölgesel gerilimi artırabileceği belirtiliyor. Filistinli grupların misilleme yapması halinde, İsrail-Filistin çatışmasının yeniden alevlenmesi riski bulunuyor.
Bu gelişme, İsrail hükümetinin aşırı sağcı kanadının Kudüs'teki statüko değişikliklerine yönelik ısrarlı tutumunun bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Ben-Gvir'in eylemi, sadece Filistin tarafında değil, Ürdün ve Mısır gibi komşu ülkelerde de tepkiyle karşılandı. Bölgesel barış çabalarına darbe vuran bu adım, uluslararası toplumun Kudüs konusundaki hassasiyetini bir kez daha gün yüzüne çıkardı.



