Türkiye Sigorta, Marmara Üniversitesi iş birliğiyle hazırladığı “Pensura 2026” raporunu yayınladı. Rapora göre, dezenflasyon sürecinin kısa vadede sigorta prim artışlarını yavaşlatabileceği, finansal gelirlerde gerilemeye ve marj baskısına yol açabileceği belirtiliyor. Ancak orta ve uzun vadede bu durumun hasar maliyetlerinin öngörülebilirliğini artırarak teknik fiyatlama disiplinini güçlendireceği öngörülüyor.

Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, dezenflasyonun sektör üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Özer, “Raporumuza göre, dezenflasyonun kısa vadede nominal prim artışlarını yavaşlatabileceği, finansal gelirlerde gerilemeye ve marj baskısına neden olabileceği; buna karşı orta-uzun vadede hasar maliyetlerinin öngörülebilirliğini artırarak teknik fiyatlama disiplinini güçlendireceğini öngörüyoruz. Bu da daha sürdürülebilir bir kârlılık zemini oluşturabilir” dedi.

Pensura 2026 Raporu’nun Öne Çıkan Bulguları

“Pensura 2026” raporu, Türkiye sigorta sektörünün önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği makroekonomik zorlukları ve fırsatları ele alıyor. Raporda, enflasyonun düşüş eğilimine girmesiyle birlikte sigorta şirketlerinin prim gelirlerindeki büyüme hızının yavaşlayabileceği vurgulanıyor. Özellikle yüksek enflasyon döneminde primlerin artırılmasıyla elde edilen nominal büyümenin yerini daha ılımlı bir seyre bırakması bekleniyor. Aynı zamanda, finansal gelirlerdeki daralma, şirketlerin kârlılık marjlarını baskılayabilir.

Öte yandan, dezenflasyonun orta ve uzun vadede hasar maliyetlerini daha öngörülebilir hale getirmesi bekleniyor. Bu durum, sigorta şirketlerinin teknik fiyatlama disiplinini güçlendirerek daha sağlıklı bir rekabet ortamı oluşturmasına katkı sağlayabilir. Raporda, bu sürecin sürdürülebilir kârlılık için bir fırsat penceresi sunduğu ifade ediliyor.

Sektörün Geleceğine Yönelik Öngörüler

Uzmanlar, dezenflasyonun sigorta sektörü üzerindeki etkilerini değerlendirirken, kısa vadeli marj baskısının yönetilmesinin kritik olduğunu belirtiyor. Özellikle düşük büyüme ortamında şirketlerin maliyet kontrolü ve verimlilik artırıcı önlemlere odaklanması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, teknik fiyatlama disiplininin güçlenmesiyle birlikte sektörde daha rasyonel bir fiyatlandırma yapısının oluşabileceği ifade ediliyor.

Geleceğe yönelik olarak, raporun ortaya koyduğu senaryolar, sigorta şirketlerinin stratejik planlamalarında dezenflasyon dinamiklerini dikkate almaları gerektiğini gösteriyor. Orta vadede hasar maliyetlerindeki öngörülebilirlik artışı, yeni ürün geliştirme ve risk yönetimi açısından fırsatlar sunabilir. Ancak kısa vadede prim artışlarının yavaşlaması, sektörün büyüme performansını sınırlayabilir.

Sonuç olarak, “Pensura 2026” raporu, dezenflasyonun sigorta sektörüne etkilerini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor. Kısa vadede prim artışlarının yavaşlaması ve finansal gelirlerdeki gerileme sektör için zorluk oluştursa da, orta-uzun vadede hasar maliyetlerindeki öngörülebilirlik ve teknik fiyatlama disiplini sayesinde daha sürdürülebilir bir kârlılık yapısının mümkün olabileceği değerlendiriliyor.