Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Deniz Özçeker, besin alerjisinin son 20 yılda çok ciddi bir artış gösterdiğini belirterek, günümüzde neredeyse her 6 bebekten birinde besin alerjisinin bir türünün görüldüğünü açıkladı. Bu çarpıcı veri, aileler ve sağlık otoriteleri için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Besin alerjisindeki artışın boyutları
Prof. Deniz Özçeker, yaptığı açıklamada, besin alerjisinin son 20 yılda dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de belirgin şekilde arttığını vurguladı. Özellikle bebeklik döneminde ortaya çıkan alerjilerin, erken tanı ve doğru yönetimle kontrol altına alınabildiğini ifade eden Özçeker, "Günümüzde neredeyse her 6 bebekten birinde besin alerjisinin bir türü görülüyor. Bu oran, 20 yıl öncesine göre çok daha yüksek" dedi.
En sık görülen besin alerjenleri ve belirtileri
Uzmanlar, bebeklerde en sık görülen besin alerjilerinin inek sütü, yumurta, fıstık, soya ve buğdaya karşı geliştiğini belirtiyor. Alerjik reaksiyonlar ciltte kızarıklık, kurdeşen, egzama, solunum sıkıntısı, karın ağrısı, kusma gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Prof. Özçeker, ailelerin bu belirtilere karşı dikkatli olması gerektiğini ve şüphe durumunda mutlaka bir çocuk alerji uzmanına başvurmalarını öneriyor.
Besin alerjisinin nedenleri ve risk faktörleri
Besin alerjisindeki artışın nedenleri arasında genetik yatkınlık, çevresel faktörler, beslenme alışkanlıklarındaki değişimler ve hijyen hipotezi gibi teoriler öne çıkıyor. Özellikle ailede alerji öyküsü olan bebeklerin risk altında olduğu biliniyor. Prof. Özçeker, "Erken dönemde tamamlayıcı besinlere geçiş, alerjenlerle erken tanışma gibi faktörler de alerji gelişimini etkileyebiliyor" şeklinde konuştu.
Tanı ve tedavi yöntemleri
Besin alerjisi tanısında deri testleri, kan testleri ve besin yükleme testleri kullanılıyor. Tedavide ise temel yaklaşım, alerjene neden olan besinin diyetten çıkarılması. Prof. Özçeker, "Alerjik reaksiyonların şiddetine göre antihistaminikler, kortizonlu kremler veya adrenalin otoenjektörleri gibi ilaçlar kullanılabiliyor. Ayrıca, bazı durumlarda immünoterapi de uygulanabiliyor" dedi.
Uzmanlar, besin alerjisi olan bebeklerin büyüme ve gelişmelerinin yakından takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ailelerin, alerjik reaksiyon durumunda ne yapmaları gerektiği konusunda eğitim almaları hayati önem taşıyor.
Gelecekte besin alerjisi ile mücadele
Besin alerjisi görülme sıklığındaki artış, sağlık sistemleri ve aileler için önemli bir yük oluşturuyor. Uzmanlar, erken tanı ve doğru yönetimle bu yükün azaltılabileceğini belirtiyor. Prof. Özçeker, "Toplumda farkındalığın artırılması, sağlık çalışanlarının eğitimi ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi, besin alerjisiyle mücadelede kritik rol oynayacak" ifadelerini kullandı.
Sonuç olarak, her 6 bebekten birini etkileyen besin alerjisi, ciddiye alınması gereken bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Ailelerin bilinçlenmesi ve uzman desteği alması, bebeklerin sağlıklı bir şekilde büyümesi için büyük önem taşıyor.



